Şeytanımızı Geri Verin

Eskilerin bi lafı vardır "cin olmadan adam çarpma"diye.Gerçi siz benim "eskilerin"diye cümleye başlamama aldırmayın,biz hala eskilerle yaşayan bi toplum olduğumuz için,bize zararı yok bu başlangıcın. Ağız alışkanlığı işte.

Etrafınıza bi bakın,sizde dahil herkes,ben,diğeri,öteki,şu,bu..hepimiz cin'iz,ve her sabah yataktan uyanışımızda kimleri çarpacağımızın hesabını yapıyoruz.En zenginimiz dahada zengin olmak için,en fakirimiz "ah bi param olsaları"gerçekleştirmek için.Kafası bozuk bir sürü insan,hergün aynı sokaktan yanyana geçiyor,hergün aynı otobüse biniyor,hergün aynı trafikte biryerlere "çarpmalara"gidiyoruz. Çünkü "çarpmışlar"bizi zamanında.Çarpılmanın ne olduğunu bildiğimiz için,vede bizi çarptıkları için,hırsla karışık bi potansiyel intikam.! E duygusalızda biraz ama,duygusallıkta bi yere kadar,vicdan dediğimiz her zaman kıpırdamıyor değilmi?

Şimdi ben burda oturmuş gecenin bi yarısı bişeyler yazmaya çalışıyorum,kendime göre yazıyorumda,çünkü vicdanım yaz diyor,ama ben bu gece yazarken,dün gece yazarken,diğer gece yazarken,ve çook eskiden yazarkende,yazdıklarımla kimleri çarpacağımın hesabını yapıyordum,halada yapıyorumNeden yapmayayımki!Yani yazıp çizip,çarpmassam,dağa taşamı anlatayım?Anlatsamda onlar beni sadece dinler,benim yazdıklarıma ne karşı çıkabilirler nede katilabilirler,gerçi dağa taşa haksızlık etmemek lazım,çünkü anlattığınızı anlamayan birsürü diplomalı suşi çocuğunada mecburen bişeyleri ifade etmek zorunda kalıyorsunuz bazen, ama onlar ne dağ olabilirler nede baş yaracak bir taş! Çünkü onlar sizi dinlerkende dahil olmak üzere çarpmanın şiddetini belirliyorlar akıllarınca,çünkü babalarıda,onlara o diplomayı verenlerde bizim sülalemizi çarptı! Kafası bozuk,aklı kıt,sinirleri gergin bi toplum olma yolunda yavaş yavaş ilerlerken birden hızımızı maksimuma çıkardık.Son birkaç yıldır böyle.Kimse neyi,niye yaptığının hesabında değil artık,neyi kendine yaptığının hesabı varken.....

İyide kardeşlerim,şeytanlarınız nerde?Onlarsız kimseyi çarpamazsınızki!Yazının başında eskiler diye başlamıştım söze,eskiler ah eskiler..Cahilliğimizinde sebebleri,kimliğimizin nedenleri,başlayıp bitiremediklerini bize miras bırakanlar.!Sezen aksu'nun bi şarkısında vardı "ok yaydan çıktı bir kere, melekte senden yana şeytanda! "Oku yaydan çıkardılar beraberinde şeytanlarıda alıp götürdüler! Bize şeytanlığı miras bırakan bi dedemiz olmadı,çünkü şeytanlığı ancak dini kitaplarda bi terimden ibaret sananların torunlarıyız.Ne olurdu şu, iyilik,acıma,yardımlaşma,selamlaşma,karnı tok sırtı pek,keyifkeka bi keç melek bıraksaydınız bizlere. Sizin yüzünüzden kendi meleklerimizi bulmaya çalışıyoruz,her önümüze geleni melek sanıp sonrada o meleklerin bizi düzmesinden zevk alıyoruz.

Mecburu bi zevk aslında,"kaçınılmaz tecavüzden zevk!" Yoksa bizim sex hayatımızda kalmadı eskisi gibi.Hergün kadın dergilerinde,papatya gazetelerinde,dört sayfalık magazin eklerinde sex ve detayları hakkında gariban halkımıza kısa kısa,utandırmadan derseler veriliyor,ama nafile... Teknoloji cinsel yaşamıda öldürdü.yoksa ayşe armanın sevgilisiyle olan cinsel deneyimlerini niye okuyalımki!Bize ne kim kimi düzmüş geçen hafta,zevkide onlar alıyor acıyıda.Ama her pazar ekran karşısına geçmiş merakla bekliyoruz,düzüşenler fener alayının geçişlerini. Çünkü bizim hayatımızda onlar gibi değil,sex yasamımızda.Yine eskilerden bi laf"zengin parasıyla,fakir karısıyla oynarmış". Bu sözü bilen,25 in altında kaç insan tanıyorsunuz?Taocu sexi yedirmeye çalışıyorlar yıllardır bizlere,aramızdan kaç delikanlı çıkıpta,osmanlıyı batıran harem dogmasını kitap haline getirip avrupaya yedirebildi! Yediremezler,yediremeyiz. Çünkü biz yiyen bi milletiz,hazır gelsin oturup yiyelim,üstünede keyif sigarası.

İster zengin ol ister fukara yemekten sonra yak bi sigara.!Sorarım size hangi dünya ülkesinin kültüründen böyle bi cümle çıkar ve ab ye girmeye çalışan bi toplumun fertleri tarafından hala "özlü söz"olarak kullanılır.!Babaları pilot olanlar uçak kullanabileceklerini sanıyorlar.Ama unuttukları birşey var,babanın mesleği demircilikse sana bir çekici emanet ederler,çünkü sana verdikleri çekiç senin bünyen kadar bişeydir,çekiç kullanmayı hiç bilmesende ancak gücünün yettiğince zarar verebilirsin etrafına,ama koca bi uçaği kimsenin bünyesi kolay kolay kaldırmaz kardeşim.Doğumumuzdan itibaren beş duyumuza bağlı olduğumuz için "dış dünya"nın, duyularımızın bize tanıttığından farklı olabileceğini hiç düşünmüyoruz. İnsanın hayatına dair bildiği herşey gözleriyle gördükleri, kulaklarıyla duydukları, elleriyle dokunduklarından, kısacası duyu organlarıyla algıladıklarından oluşur. Yani insan daima kendi "kişisel dünyasında" yaşar. Uzaydaki yıldızlar, üzerinde yaşadığımız dünya, dünyayı dolduran milyarlarca insan, çevremizde gördüğümüz her canlı, evimiz, evimizin içindeki eşyalarımız, şu an üzerinde oturduğumuz koltuk, elimizde tuttuğumuz kitap ve daha milyonlarca detayla şimdiye kadar binlerce kez karşılaşmışızdır. Ancak bunların hepsi, yine bizim "kişisel dünyamıza" ait hislerdir.

Hiçbir insan, şimdiye kadar kendi seyrettiği bu dünyanın dışına çıkamamıştır. İnsan ne yaparsa yapsın, tüm yaşantısının ve bedeninin bir hayal olduğu, bunların asılları ile muhatap olmadığı gerçeğini değiştiremez. Şimdi burdan ben rahmetli dedelerimin ikisinede sesleniyorum,"beraberinizde götürdüğünüz şeytanlardan birkaçını geri gönderin",yoksa her önümüze çıkan melek bizi düzmeye devam edecek.

Yeniler

Mahir Demir
Motivasyonun Sürekliliği

Leader
Gerçek nedir?

Elif Bengü
Eski gül lokantası

Uğur Koşar
Hayat Bir Oyundur

Erdem
Zihin Haritalama Tekniği

Mahir Demir
Yeni Hayat Temizlik ve Kimlik

Erol Şimşek
Kayb-olmuşum

Efe Özikiz
Açım

Dilek Çakır
Bazen

Aytuğ
Adamak

Barış
Güç nereden

Angel
İstek

Sultan Sofia
Eş ruhum

Ömer Aral
Karikatürleri Bush çizdi!
Yaşam bilimi adıyla geçen ayurveda ile ilgili neler biliyorsunuz?

Zayıflamak ve sağlıklı bir yaşam için detoks diyeti yapın.