Mektuplara Cevaplar
Merhaba Dilayen,
Herşeyden evvel dikkatli bir okuyucu olduğunuz için sizi kutlarım. Çünkü
bir şeyler yazdığım zaman konuyu bilen biri olduğumdan kendi kelimelerim
bana normal geliyor ve konuyu okuduğumda anlaşılamyacak bir meselenin
olup olmadığı konusunda her şey yolunda gibi gözüküyor; ancak sizler
tarafından okunduğunda anlaşılamayan bir tarafın bana aksettirilmesi
hem anlatım zenginliği açısından güzel olur hemde bir bilgi paylaşımı
ortamı ortaya çıkar..
Sorularınızın cevabına gelince :
| |
Algılayıcılar: |
| |
* Görme |
| |
* işitme |
| |
* Tat alma |
| Durum girişi -> |
* Koklama --->Algı
Filtrelerimiz-->Bilinç----> |
| |
* Dokunma |
| >----> |
*Bilinç altı veya Değerlendirme
sistemi ---->ve çıkış ( tavır ve>davranışlar) |
Konuyu birkez daha tekrar etmek gerekirse:
Yukarıdaki diyagrama şimdilik ALGI ORGANİZASYONU diyelim. Dış dünyada
olan biten durumlar bizim algı organlarımız vasıtası ile ( Görme, işitme
vs ile ) sinir sistemlerimize ulaşır.
Algı filtreleri adını verdiğimiz aşamada ise görsel bir insan öncelikler
görsel içerikli objelere ve kelimelere dikkat kesilir, işitsel bir insan
ise işitsel öğelere vs. Bu aşamadan sonra olay bilincimize taşınır.
Bilinç durmun özelliğine göre hareket ederek konuya eğilir çözülmesi
gereken birşey ise çözmeye çalışır tam bu anda eğer olayı çözemiyorsa
veya zaman alacaksa yada başka bir olay ile karşılaşıp ilgi kayması
olmuşsa bilinç altı bu olay ile ilgilenmeye devam eder. Böylece bir
çok çözüme kavuşmamış durumlar birikir bilinç altı çözüme ulaştırabilirse
birden Aklınıza bir şimşek gibi porblemin çözümü ortaya çıkar ve siz
de şaşırırsınız.
Kişisel Gelişimciler bu duruma bilinç dışı akıl derler. Eğer çözülmemiş
bir veya bir çok problem varsa bilinçaltı bu durumu bilincine bildirmek
için kendi uyarı sistemini devreye sokar bu kimi zaman bir baş ağrısıdır.
İşte bu aşamada Eğer bir kağıda olası problemleri yazarsak veya bir
psikoloğa, bir arkadaşa içimizi dökersek paylaşmanın verdiği rahatlık,
konuyla başka birilerinin de çözüm için uğraştığını bilmek ve içinizde
kısır döngüde kalan problemi çıkartmak olası şikayetleri azaltır veya
bitirir bu baş ağrısı ve ya başka birşey. İşte tam o anda bilinçaltından
kurtulup sizinde dediğiniz gibi " olumlu veya olumsuz bir çıkış
bulduğu" için sorunlar veya problemler bilinç altını etkilemeyi
bırakır bilinç düzeyine çıkar, bunu başaramaz ise rüya ( kabus ve benzeri)
şeklinde bir çıkışa ulaşır önemli olanda bu zaten. Bir problem olumlu
yada olumsuz çıkış bulamadığı zaman ileride hiç nedensiz birden bire
içinizdeki problemin kancayı taktığı bir obje vasıtası ile bir çağrışım
yapar ve içinizi sıkıntı basar veya diğer ağrı ve benzeri durumlar meydana
gelir. "Burda insanı rahatsız eden veya cozum bulamadıgı bir durumu
anlatmak veya yazmakla belki biraz rahatlama olabilir ama kisi icin
önemliyse kısır dongu devam etmez mi?" cevap kısır döngü olayı
tamamen biter, çünkü problem tekrar bilinç düzeyine taşınmıştır artık.
Yalnız problem çözülür demiyorum sadece kısır döngü biter.. Problemi
çözmek için başka teknikler var. İşte burada önemli olan problemin bilinç
altında değil bilinç düzeyinde çözüm için uğraşılması..
ikinci soru :" Bilincin kabul ettiği her şey bilinçaltına
gidiyorsa,önce rahatsız eden seyleri bilinçalatından cıkarıp atmak ve
sonra bilinçaltına gitmesini istemediğim seyler icinde surekli nobet
halinde mi olmak gerekiyor?"
Cevap : Bilinç durum değerlendirmesi yapar çözemeyeceğine karar
verirse veya araya başka problemler girerse bilinç altına öyle havale
edilir, yani bilinçdışında böyle birşeyin gelişmesi imkansız gibi..
İLGİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM...
İkinci maile cevap
soru:
sevgili mahir belki işin gereğ bu tarz gülük hayata dair uygulayım çabası
içerisindesin. Ben pazarlamacı kafada olan insanlardan muzdarip( yani
senin şu satış için beden dili pazarlamacılar tarafından taklit edilen
biriyim). 24 senlik kısa hayatım böyunca hep biri bana aslında ihtriyacım
olmayan birşeyleri satmaya kalktı ve zaman zaman başarılıda oldu. Şimdi
sana soruyorum ve ciddi bir cevap istiyorum!
İnsan ilişkilerinin sevisel bir temel oturması doğru birşeyken ve bu
düzende önemli olan üretken ve paylaşımcı bir birey olmakken neden sen
canım psikoloji bilimini bir pazarlam tekniği gibi algılamamızı istiyorsun?
Sevgidolu günler dileğiyle..
MERHABA Boray ,
Öncelikle duyarlılığınız için teşekkür ederim.. Sorunuzu anladığım kadarıyla
cevaplayayım..
Öncelikle pazarlama konusu sadece örnekleme olsun diye yazılan bir konu
ve verdiğim örneklerde sık sık geçer bu konu.. Amaç; Teorik olarak anlattığım
konunun okuyan kişiler tarafından algılanabilmesi için bir örnek yazmaktır.
Benim de en iyi anlatabildiğim konulardan birisi de pazarlamadır.. Hem
bu teknikler sadece pazarlamacılar için yazılan bir konu değil pazarlamacı
karşısında muhatap olan Müşteriler içinde geçerlidir. Yanlış ve ihtiyacı
olmayan bir malı almayı kimse istemez, bu nedenle bu teknikleri bilen
bir müşteri olarak sizde almazsınız.. yani konu herkese lazım.. Eğer
bu tür durumlarda siz Pazarlamacıların hangi teknikle size satış yaptığını
bilmezseniz kötü niyetli pazarlamacıların tuzağına düşersiniz.. bu konular
aynı zamanda size yardımcı olabilir..
Ayrıca Sevisel düzeyde, ikili ilişkilerde, muhabbetkerane bir tavırla
insanlar arası diyalogta, toplum karşısındaki iyilerştirilmiş iletişimlerde
bu tür tekn,ikleri kullanabilirsiniz..
Psikoloji dalı bütün bilim dalı ile ilişkilidir.. Dikkat ederseniz ben
size psikoloji biliminin kendisinden bahsetmiyorum Kişisel Gelişim ile
alakalı yönlerinden bahsediyorum..
Son olarak iletişim veya insan ,ilişkileri konusunda ve kişisel Gelişim
konusunda ( pazarlama hariç :) ) bundan böyle daha değişik örnekler
verebilirim..
İlginize ve eleştrilerinize teşekkür eder, hayatın her alanında duyarlılığınızın
devamını dilerim..Unutmayın Sizlerden gelen talep ve eleştrilerle yazılar
gelişip sizin ihtiyaçlarınıza cevap verecektir.