Spirulina üzerine keyifli bir sohbet
Bu hafta canım değişik bir konuya el atmak istedi. Gazete sayfalarını
çevirdim. İnternet sayfalarında dolaştım… Değişik bir şeyler bulacağım...
Şöyle çarpsın okuyanı… Alsın götürsün… Ne fayda! Hep aynı 3.sayfa haberleri.
Yok, yok! Ben inatçıyım ama… Bulacağım!... Birazdan da yemeğe çıkacağız.
Hâlâ bir şey yok. Bari şu spirulina tabletimi alayım unutmadan. Spirulina?
Spirulina! İşte buldum! Hatta sizin için hoş bir röportaj bile yapabilirim.
Kimle mi? Tabii ki birincil dereceden kullanıcıyla… Yani kendimle! Buyurun
size spirulina üzerine keyifli mi keyifli bir sohbet… (Bu arada aramızdaki
samimiyete dayanarak konuğumuza ismiyle hitap ediyorum. Kusuruma bakmayın)
EDİTÖR: Elif, aylardır dilinden düşürmediğin şu spirulina nedir?
ELİF BENGÜ: Spirulina mavi yeşil alglerden mikroskobik bir yosun türü.
Aslında daha kısa ve açık bir tanımlamayla asrın süper gıdası deniliyor.
E: Ne yani, yosun mu yiyorsun?
E.B: Hayır yemiyorum. Tabletlerini içiyorum.
E: Bence bunu biraz açman gerek…
E.B: Spirulina protein,mineral ve vitaminler açısından çok zengin doğal
bir besin. Üretimi özel havuzlarda yapılıyor. Olgunlaşan spirulinalar
sudan süzülerek kurutulduktan sonra kimyasal bir işlemden geçirilmeden
doğal haliyle toz ya da tablet haline getiriliyor. İşte ben de bu tabletlerden
kullanıyorum.
E: IIIgggghhh… Neden kullanıyorsun peki? Ne yararı var sana yosun yemenin?
Pardon yosun tableti içmenin?
E.B: Ha ha ha… Evet başlangıçta kötü görünüyor değil mi? Yosun tableti
fikri pek alışılmış değil. İnan ne tadı ne kokusu var. Ama yararları
sayılamayacak kadar fazla…
E: Cidden merak ettim.
E.B: İstersen önce sana spirulinanın tarihçesini açayım biraz. Yararlarına
oradan geçelim.
E: Tamam.
E.B: Spirulina 21.yüzyılın gıdası olarak tanınıyor ama aslı yüzyıllar
öncesine dayanıyor. 1500’lü yıllardan kalan kaynaklara baktığımızda
Aztekler tarafından kullanıldığını görüyoruz. Ayrıca Çad gölü kıyısında
yaşayan Kanembu kabilesi yerlileri de bu besini çok eski çağlardan beri
kullanmaktalar. Ancak bilimsel anlamda spirulina üzerine çalışmaların
başlaması ve ticari anlamda kültürlerinin yapılması 1963 yılında Fransız
Petrol Araştırma Enstitüsü tarafından olmuş. Daha sonra NASA astronotlarına
besin tableti yapılması amacıyla bu yosun çeşidi üzerinde çalışmalar
yapmış. 2000’li yıllarla birlikte Birleşmiş Milletler ve Dünya Tarım
Örgütleri tarafında bu besinin hem çocuklar hem de yetişkinler için
çok faydalı olduğu kabul edilmiş. Amerika, Japonya, İsrail, Tayvan,
Tayland gibi ülkelerde üretilen spirulina artık ülkemizde de yetiştiriliyor.
E: Astronot yiyeceği mi? Neymiş şu minik yosun parçası…
E.B: Boşuna yutmuyorum aylardır o tabletleri ben… Spirulina doğadaki
en zengin komple yüksek biyolojik değerde proteine sahip. Bu sayı kendisine
en yakın soya fasulyesinden yaklaşık 2 kat daha fazla. Doğadaki en zengin
B12 vitaminine sahip, en yakın takipçisi dana ciğerine göre 2-6 kat
daha fazla B12 vitamini içeriyor. Ayrıca doğadaki en zengin organik
demir oranı da spirulinada mevcut. Ispanaktan 58 kat, dana ciğerinden
28 kat daha fazla… Burası özellikle bayanları ve sigara içki müptelalarını
ilgilendiriyor; spirulina doğadaki en zengin antioxidant kaynağı. Sahip
olduğu başlıca antioxidantlar B1, B5 ve B6 vitaminleri; çinko, magnezyum
ve bakır mineralleri; amino asitler ve beta carotene, vitamin E ve selenyum.
E: Sanırım E vitamini cilt için en yararlı vitamin?
E.B: Evet doğru. Ve spirulina doğadaki en zengin E vitamini içeren besin.
Kendisine en yakın buğday filizinden 3 kat daha fazla… Ayrıca doğadaki
en zengin Gamma Linolenic Asit ve en zengin klorofil kaynağı…
E: E böyle bir kaynağın etkileri de inanılmaz olmalı…
E.B: Elbette. En başta protein ve mineraller açısından çok zengin olduğu
için vücudun bağışıklık sistemini destekliyor ve bir çok hastalığın
tedavisinde de yardımcı olarak kullanılıyor. İçinde %12 oranında bulunan
alfalinolenik asit vücudun savunma mekanizması üzerinde etkili. Virüslerin
hücre içine nüfuz etmelerine engel oluyor ve hastalıklara karşı direnç
kazandırıyor. Şöyle diyebilirim sana; üst solunum yolları enfeksiyonu
yüzünden en ufak nezleyi bile yatakta geçirmek zorunda kalan ben koca
bir kış herkes gripten kırılırken en ufak bir soğuk algınlığı bile yaşamadım.
E: İnanamıyorum! Sen çok nazeninsindir bildiğim kadarıyla…
E.B: Yaaa… İnan. Bunun yanı sıra kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretimini
teşvik ediyor. Bu nedenle kansızlık sorunu olanlar için de muhteşem
bir kaynak spirulina. Ayrıca yine içinde bulunan alfalinolenik asit
sayesinde kolestrolün seviyesini düzenlemek, kan basıncını ayarlamak,
hücre yenilenmesini sağlamak ve dinamizm kazandırmak gibi görevleri
de başarıyla yerine getiriyor.
E: Peki, yosun tableti mideni kötü yapmıyor mu?
E.B: Ha ha ha… Aksine. İçinde bulunan mukoprotin sayesinde kolay sindiriliyor
ve bu özelliğinden dolayı gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarında
da tedaviyi desteklemek amacıyla kullanılıyor. Ayrıcaaa… Spirulina düzenli
kullanıldığında ağız ve vücut kokularını da yok ediyor.
E: Yani hayretle dinliyorum.
E.B: Cilt yanıklarında tedavi edici, hücre yenileyici ve yumuşatıcı
etkisinin yanı sıra radyasyonun vücuttan atılmasında da etkili. Bugün
Çernobil mağduru çocukların tedavisinde spirulina da kullanılıyor.
E: Aklım karıştı. Gerçekten. Bu kadar protein, vitamin… Ama sen hiç
kilo almadın… Aksine giderek zayıflıyorsun?
E.B: Çünkü spirulina zayıflama diyetlerinin de baş tacı. Vücudu beslerken
aynı zamanda yemeklerden önce alındığı zaman, tokluk hissi veriyor.
Laf aramızda bu bilimsel değil tamamiyle bana ait bir görüş, spirulina
vücut yağlarını da yavaş yavaş yakıyor.
E: Evet asıl önemli kısım da bu. Bu kadar bilimsel açıklamadan sonra…
Asıl sen neler hissediyorsun spirulina kullanımından sonra? Yani bir
değişiklik, bir his? Ne?
E.B: Bir kere 1 haftalık kullanımdan sonra inanılmaz bir enerji başlıyor.
Cildin ve saçların değişiyor. Kendini dinç ve çok sağlıklı hissediyorsun.
Hastalıklara karşı güçlü oluyorsun Uykun düzene giriyor. Neşeni ve enerjini
çevrendeki herkes fark ediyor. Tam bir antidepresan yani!
E: Yani aylardır sende var olan değişimin sırrını da bir röportajla
çözmüş oldum! Gerçekten farklı görünüyorsun. Ama bu kadar yararının
yanı sıra bir zararı da olmalı değil mi? Hiç mi yok?
E.B: Hayır. Bir kere ilaç olmadığı için kullanım üst sınırı bile yok.
Bizler günde 3 kere kullanırken daha çok enerjiye ve güce ihtiyacı olan
sporcular, vücut geliştirme sporlarıyla uğraşanlar, dağcılar ve ağır
iş koşullarında çalışanlar 2 katı hatta daha fazlasını tüketebilirler.
Çünkü hiçbir yan etkisi yok.
E: Son soru, spirulinayı nerede bulabilirim? Ve bu kadar yararlı bir
kaynağa bir servet mi ödemem gerek?
E.B: Spirulina şu anda eczanelerde ve attarlarda rahatlıkla bulunabilir.
İthal
edilenlerin yanı sıra Ege Üniversitesi ELBİTEM tarafından üretilen yani
%100 yerli malı olanları da var. Ve ikisi arasında çok büyük bir fiyat
farkı yok. Spirulina’nın 35-40 YTL arası fiyatı var.
E: Bu hoş ve yararlı sohbet için çok teşekkür ederim.
E.B: Rica ederim.