Editörün EserleriFeylesofSpirulina üzerine keyifli bir sohbet Üç Masal Neden Değil Nasıl Saymadım Kaç Yıl Oldu Ne Olur Aynısı Olmasın Bir Bilmecem Var Çocuklar Zaman Bir Aldatmaca! Sevgili Günlük ya da Psikolojik Bir Çözümleme Bugün Hayatımın Geri Kalanının İlk Günüdür Ruh halleri üzerine gündelik yaşam öğretileri Üç vakte kadar öleceğim Bir dakika, sakin olalım, paniğe lüzum yok! Başucu İşkenceleri Yeni Yılı İnce Karşılamanın İncelikleri Bana Birşeyler Oluyor Firuze Kalp hastasını iyileştiren bir aşk Şimdi düş zamanıysa Hadi yüreğim ha gayret Ben bu çaresizliği nereden öğrendim? Uyku Dur Gitme Haftanın tarifi ; Acı, efervesan tablettir! Bütün dünya buna inansa Depresyondaki balık Gitmeseydi ölecektim Senin öykünü yazmazdım ki Saçlarımı tarar mısın Feride? Beni karşılar mısın? Eski gül lokantası |
Neden Değil NasılYeni bir kitaba başladım geçen gün. Server Tanilli’nin “Yaratıcı Aklın Sentezi” adlı eseri. İnanılmaz tadıyla bir anda başucuma kuruldu. Aslında lise ve üniversite gençliği için yazılmış bir felsefeye giriş kılavuzu. Ancak alıp yaşama uyarladığın zaman bazı şeyleri, müthiş keyifleniyorsun okurken. Tavsiye ederim. Diyor ki bir yerinde; “Bağnaz gerçeği elinde tuttuğunu sandığı için direnir, diretir ve başkalarına da bu gerçeği kabul ettirmek için tüm güçlerini kullanır. Oysa gerçek ne senin elinde, ne benim elimde, gerçek her zaman önümüzde yani ileridedir.” Yaklaşık iki gündür bu tanımlama çınlayıp duruyor beynimin içinde… Bu tanımlamaya göre bizler de birer bağnaz, hatta kara cahil olmuyor muyuz hayata karşı?.. Akıp giden ve kendini sürekli yenileyen hayata karşı? Bazen kendimizin bile olmayan bir sürü gerçeğe ya da gerçek saydığımız inançlara sarılmış, başkalarını da bunlara inanmaya zorlayarak var oluşumuzu aklamaya çalışmıyor muyuz? Kendimizi, bize inanılmaz bir tekamül fırsatı tanıyan yaşam nehrinin içine bırakacağımıza, yanımızdan geçen her varlığı tanımaya çalışarak, içinde bulunduğumuz suyu her an hissederek yol alacağımıza ve yaşamın farklı boyutları için kendimizi hazırlayacağımıza kalkıp “Neden nehrin içindeyiz?” sorusuyla hayatımızı boşa harcıyoruz. Oysa öyle değerli ki o zaman bizim için… Hangi balık denizin içinde olmaktan sorgular kendini? Hangi kuş neden uçuyorum acaba diye yaralar kanatlarını? Hangi çiçek neden uçurumun kenarında bittim de, kralın bahçesinde açmadım diye soldurur renklerini? Bir tek biz, yaşamı olanca gücümüzle sorguluyor, kendimize karartıyoruz. Oysa yaşayabildiğimizin en iyisini yaşamaktır önemli olan… Üstelik hiçbir çiçeğin, hiçbir balığın ve hiçbir kuşun değişime gücü yoktur. Ama ya insan? İnsan isterse daha iyiye değişebilir her zaman. Neden’i değil, nasıl’ı sorarsak kendimize, özlemini duyduğumuz o en iyilere en güzellere en kısa zamanda kavuşuruz diye düşünüyorum. Gerçeğin durduğumuz yerde değil, daima bizden ileride olduğuna inanırsak… |
YenilerMahir DemirMotivasyonun Sürekliliği Leader Gerçek nedir? Elif Bengü Eski gül lokantası Uğur Koşar Hayat Bir Oyundur Erdem Zihin Haritalama Tekniği Mahir Demir Yeni Hayat Temizlik ve Kimlik Erol Şimşek Kayb-olmuşum Efe Özikiz Açım Dilek Çakır Bazen Aytuğ Adamak Barış Güç nereden Angel İstek Sultan Sofia Eş ruhum Ömer Aral Karikatürleri Bush çizdi! Yaşam bilimi adıyla geçen ayurveda ile ilgili neler biliyorsunuz? Zayıflamak ve sağlıklı bir yaşam için detoks diyeti yapın. |