Bugün Hayatımın Geri Kalanının İlk Günüdür... (Mucizevi Yumurtası)

Benim bir hastalığım var; söz biriktirme hastalığı! Oradan buradan ne kadar özlü söz varsa bir deftere kaydeder, sonra da sıkıntılı anlarımda okuyup kendimi iyice bunalıma sokarım! Ancak bazı sözler var ki ilk gördüğümde, ilk duyduğumda beni cin çarpmışa döndürüp “Evet, işte bu, evreka!..” diye günlerce sayıklamama neden olur ve her nedense hayatımın geri kalan bölümünde her sıkıntılı anımda bana anahtar hatta hep aradığım, eksikliğini duyduğum o sihirli dokunuş olacağını düşündürür. İşte bunlardan biri de yazımın başlığı olarak kullandığım “Bugün hayatımın geri kalanının ilk günüdür...” mucizevi yumurtasıdır.

Bu cümleyle ilk karşılaştığımda sanıyorum 20’li yıllarımın ortalarına doğru ilerlemekteydim ve hayat nedense sadece “yaşanmışlar” olarak önümde bir yığın müsvedde kağıdı şeklinde duruyordu. (Ben zaten her acının tiryakisi olmuştum...) Yani bugün ve gelecek kavramlarını henüz keşfedecek zeka yapısına sahip değildim. Amma velakin bir gün kaderim bana iyi bir oyun oynadı; ve yukarıdaki yumurtayla karşı karşıya geldim. Aman Tanrım! O da neydi? Parıl parıl parlıyordu önümde... Ben ki kitap seçerken bile arabeskimin izlerini bulabileceğim isimler, yaşadıklarım için gözyaşı dökeceğim sahnelerle dolu filmler aramıyor muydum? (Ne yaşadığımı inanın ben bile hatırlamıyorum. Bu da ayrı bir yazı konusu tabii. İnsan 20’li yaşlarda ne yaşarsa ben de herhalde onu yaşadım; babam izin vermezler, ay, sevgilim beni terk ettiler, amanın çok yalnızımlar, kimse beni anlamıyorlar... Ne büyük sorundu bütün bunlar...)

Bu cümleyi aldım ve her sabah, öğle ve akşam yemeklerinden önce ve sonra olmak üzere, e biraz da doz aşımına uğrayarak mideme lüp lüp indirdim. Artık tamam idi. Yarınlarımdan ümidim var idi. Bugün ilk günüm idi. Artık rejime başlayabilirim. Nasılsa ilk günüm... Artık resim yapmayı öğrenebilirim. E, ilk günüm... Artık beni terk edip acılara boğan sevgilimin yerine yeni bir tane bulabilirim. Bugün benim ilk günüm! Oldu olacak, baleye de başlayabilirim... Artık meşhur olabilir, hep yazmak istediğim romanıma başlayabilir, Çince öğrenebilir, spor yaparak vücudumu 10 yıl dinçleştirebilirim. Fransız mutfağını öğrenebilirim. Felsefe ve siyaseti A’sından Z’sine inciği ve cinciğiyle öğrenebilir, manken, fotomodel ve güzellik kraliçesi olabilirim... Bu benim ilk günüm! Her gün benim ilk günüm!.. De... Yapılması gereken ne kadar çok şey vardı öyle? Şimdi hangisinden başlanmalı acaba? E, ben hepsini yapmak istiyordum. Ne olacaktı şimdi? Bu ilk günün bir de ikinci günü yok muydu? O zaman yine aynı şey olmayacak mıydı? Yani yine boşa harcanmış bir geçmiş? Ben ne kadar kadersiz, talihsiz ve de kısmetsiz bir kul idim? Hayat ne kadar zalim ve acımasız idi!

İşte böylece, hayatıma mucizevi bir şekilde parıldayarak giren yumurtanın saltanatı pek uzun sürmedi. Daha doğrusu ben yumurtayı yanlışlıkla elimden düşürdüm!E doğal bir sonuç olarak, bir daha da yumurtalardan medet ummaz oldum.

Kıssadan hisse: Siz siz olun, elinize aldığınız yumurtayı ne çok sıkın, ne çok gevşek tutun. Düşünce fena oluyor. Size yazık oluyor!

(Ben ne anlattım Allah aşkına şimdi?)

DİP NOT: Marchel Archard demiş ki: Deve sürrealist bir attır. Yani... At, realist bir devedir! (İlhan Selçuk)

Yeniler

Mahir Demir
Motivasyonun Sürekliliği

Leader
Gerçek nedir?

Elif Bengü
Eski gül lokantası

Uğur Koşar
Hayat Bir Oyundur

Erdem
Zihin Haritalama Tekniği

Mahir Demir
Yeni Hayat Temizlik ve Kimlik

Erol Şimşek
Kayb-olmuşum

Efe Özikiz
Açım

Dilek Çakır
Bazen

Aytuğ
Adamak

Barış
Güç nereden

Angel
İstek

Sultan Sofia
Eş ruhum

Ömer Aral
Karikatürleri Bush çizdi!
Yaşam bilimi adıyla geçen ayurveda ile ilgili neler biliyorsunuz?

Zayıflamak ve sağlıklı bir yaşam için detoks diyeti yapın.