Editörün EserleriFeylesofSpirulina üzerine keyifli bir sohbet Üç Masal Neden Değil Nasıl Saymadım Kaç Yıl Oldu Ne Olur Aynısı Olmasın Bir Bilmecem Var Çocuklar Zaman Bir Aldatmaca! Sevgili Günlük ya da Psikolojik Bir Çözümleme Bugün Hayatımın Geri Kalanının İlk Günüdür Ruh halleri üzerine gündelik yaşam öğretileri Üç vakte kadar öleceğim Bir dakika, sakin olalım, paniğe lüzum yok! Başucu İşkenceleri Yeni Yılı İnce Karşılamanın İncelikleri Bana Birşeyler Oluyor Firuze Kalp hastasını iyileştiren bir aşk Şimdi düş zamanıysa Hadi yüreğim ha gayret Ben bu çaresizliği nereden öğrendim? Uyku Dur Gitme Haftanın tarifi ; Acı, efervesan tablettir! Bütün dünya buna inansa Depresyondaki balık Gitmeseydi ölecektim Senin öykünü yazmazdım ki Saçlarımı tarar mısın Feride? Beni karşılar mısın? Eski gül lokantası |
Ben bu çaresizliği nereden öğrendim?Yaklaşık 6 senedir benimle... Onunla aynı odayı paylaşıyoruz. Geceleri aynı havayı soluyoruz. Gündüzleri eminim yolumu gözlüyor. İşten eve döndüğümde, daha apartmana girer girmez çığlıklarını duyuyorum. Odamın ışığını açtığımda yaptığı hokkabazlıklar yüzünden beni görünce bu kadar sevinen başka bir varlık daha var mıdır bu dünyada diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Şarkı söylememe bayılıyor. Hoş, ben şarkı söyleyince herkes düşüp bayılıyor ama... O gerçekten mest oluyor. Kafasını sallıyor. Tüneğinde bir ileri bir geri gitmeye başlıyor. Bazen elime alıyorum, öpüyor, öpüyorum... Sonra bırakıyorum, uçuyor! Önce havada bir daire çiziyor. Ah, diyorum, bu gece bir daha tutamam onu! Ama o, kısa rotasında döndükten sonra gelip başıma konuyor. Oradan omzuma iniyor. Kulağımı ısırıyor. Cırıl cırıl bir şeyler anlatıyor. Sonra tekrar havalanıyor. Bir iki taklayı yine benimle sonlandırıyor. Özgürlüğünün mutluluğunu onu tekrar kafesine hapsedecek benimle kutluyor. Dostum, “Aşkım Limon”! Sapsarı bir muhabbet kuşu. Bırakın odayı, benimle hayatı paylaşıyor! Bazen kafesinin kapısını açıyorum ama her zaman yaptığım gibi elimi uzatıp almıyorum onu. Bırakıyorum, kendi kendine çıksın oradan. Kanat çırpsın kendi kendine özgürlüğe. Ama yapmıyor. Öylece duruyor tüneğinde. “Oğlum, çık oradan” diyorum. Her zaman cevap veren küçük gagası nedense kilitleniyor. Kapıya baktığı halde, kapıyı görmüyor. Kanatlarına değil, bana inanıyor. Sanki ona gücünü hatırlatmamı bekliyor. Doğrusu, içim acıyor. Çünkü o, bu bekleyişiyle aslında bana beni hatırlatıyor. Yitirdiğim, hiç anımsamadığım heyecanlarımı. Stres ya da üzgüyle değil de aşkla, neşeyle çarpıntılara kapılan kalbimi. İdeallerimi. Artık hiç hissetmediğim o görünmez, o güzelim kanatlarımı... Ben bu çaresizliği nereden öğrendim acaba? Peki ya siz nereden öğrendiniz? Buyrun başlıyoruz:
Aslında liste çok uzun. Ama benim ruhumun boyu bu sıkıntıya kısa kaldı. Varsa aranızda bir babayiğit, devam etsin. Ya da... Kafesinizin kapısını görmezden geleceğinize, bazı sesleri duymazdan gelin. Açın kanatlarınızı, dilediğiniz gökyüzünde, dilediğiniz gibi uçun! |
YenilerMahir DemirMotivasyonun Sürekliliği Leader Gerçek nedir? Elif Bengü Eski gül lokantası Uğur Koşar Hayat Bir Oyundur Erdem Zihin Haritalama Tekniği Mahir Demir Yeni Hayat Temizlik ve Kimlik Erol Şimşek Kayb-olmuşum Efe Özikiz Açım Dilek Çakır Bazen Aytuğ Adamak Barış Güç nereden Angel İstek Sultan Sofia Eş ruhum Ömer Aral Karikatürleri Bush çizdi! Yaşam bilimi adıyla geçen ayurveda ile ilgili neler biliyorsunuz? Zayıflamak ve sağlıklı bir yaşam için detoks diyeti yapın. |