Editörün EserleriFeylesofSpirulina üzerine keyifli bir sohbet Üç Masal Neden Değil Nasıl Saymadım Kaç Yıl Oldu Ne Olur Aynısı Olmasın Bir Bilmecem Var Çocuklar Zaman Bir Aldatmaca! Sevgili Günlük ya da Psikolojik Bir Çözümleme Bugün Hayatımın Geri Kalanının İlk Günüdür Ruh halleri üzerine gündelik yaşam öğretileri Üç vakte kadar öleceğim Bir dakika, sakin olalım, paniğe lüzum yok! Başucu İşkenceleri Yeni Yılı İnce Karşılamanın İncelikleri Bana Birşeyler Oluyor Firuze Kalp hastasını iyileştiren bir aşk Şimdi düş zamanıysa Hadi yüreğim ha gayret Ben bu çaresizliği nereden öğrendim? Uyku Dur Gitme Haftanın tarifi ; Acı, efervesan tablettir! Bütün dünya buna inansa Depresyondaki balık Gitmeseydi ölecektim Senin öykünü yazmazdım ki Saçlarımı tarar mısın Feride? Beni karşılar mısın? Eski gül lokantası |
Bütün dünya buna inansaŞu dünyadaki en mutlu kişi Şu dünyadaki en güçlü kişi Şu dünyadaki en olgun kişi Şu dünyadaki en zengin kişi Bütün dünya buna inansa bir inansa Eski bir şarkıdır bu. Çocukluğumun şarkısı. Çocukluğumun temennisi. Ne tuhaf. Bugün bile geçerli. Bugün bile söyleniyor. Değişen ve eskiyen bir çok şeyin yanında ne şarkı ne de temennisi eskidi. ... Bir film seyrediyoruz. “İyilik yap, iyilik bul” Özünde üç kişiye, gerçekten ihtiyacı olan üç kişiye yardım etme fikri yatıyor. Karşılık beklemeden. Tek isteğiniz, onların da gerçekten ihtiyacı olan üç kişiye yardım etmeleri. Ve yapılan iyilikler bir gün çemberi tamamlayarak ve üçün katlarıyla çoğalarak size geri dönüyor. “Bütün dünya buna inansa... Bir inansa... Hayat bayram olsa...” Hayat bayram oluyor. ... Bir çoğumuz hayatımızı değiştirecek sihirli değneğin elimize geçmesini bekliyoruz. O değnek elimize bir geçse, tüm kötülüklerin, kötülerin üstesinden geleceğiz. Öfke kalmayacak, nefret, kin, zayıflık, fakirlik, mutsuzluk, yalnızlık, güvensizlik, korku, sevgisizlik... Kalmayacak. Kendi adacıklarımızda, gözümüz ufukta, içimizde özlem ateşleri yakarak, elimize o sihirli değnekleri tutuşturacak kurtarıcı meleklerin geleceği gemileri bekliyoruz. Bekliyoruz. Umutsuzluğu umutla karıştırıyoruz. Aynalarda baktığımız yüz değişiyor. Aklı karışmış, yüreği kabarmış, çizgileri düşmüş bir yüz bakıyor bize. Kendimizi bile tanımıyoruz. Kalmıyoruz. ... Gülümsemeyi nerede unuttuk? Sabah güneşe selam vermeyi ne zaman bıraktık? Komşularımızın adını neden bilmiyoruz? Öfkeyle gelen sözlere öfkeyle cevap vermenin adı ne zaman “savunu” oldu? Dinlemekten neden vazgeçtik? Bileniniz varsa... Ah... Bilenimiz varsa... DİP NOT: İçlerinden biri günün birinde ölmüş. “Eyvah! Gülmeleri kesilecek, artık ağlarlar” diye düşünmüş herkes, diğer ikisi için. Oysa onlar gene gülmelerini sürdürmüşler ve ölmüş arkadaşlarını neşeli bir törenle kutsamışlar. Şaşkın halk kitlesine ise şunları söylemişler. “Üçümüz yaşarken iddiaya tutuşmuştuk, hangimiz önce ölecek diye. Yaşam boyu birlikte güldüğümüz arkadaşımız adına en güzel tören, gene gülmektir. Son yolculuğunda onu bundan yoksun bırakamayız. Bir bakıma ona ihanet olurdu gülmeyi kesmek.” Kent halkı ölüyü yıkamaya kalkıştığında ise engel olmuşlar. “Vasiyetinde onu yıkamadan, üstündekileri değiştirmeden yakmamızı istemişti. Dediklerini yerine getireceğiz.”diye dayatmışlar. Ve ölü yıkanırken son şakasını esirgememiş. Ceplerine ölmeden önce doldurduğu çatapatlar, patlayıp saçılmaya başlamış. Ve cenazedeki herkes kahkahalarla gülmüş. Onlar gülerken, yarım akıllı iki arkadaş dans ediyormuş. Halk da çılgınca dans etmeye başlamış. Sanki bir ölümü değil, bir doğuşu kutluyorlarmış... (AŞK ERMİŞİ BHAGWAN- Füsun Erbulak) |
YenilerMahir DemirMotivasyonun Sürekliliği Leader Gerçek nedir? Elif Bengü Eski gül lokantası Uğur Koşar Hayat Bir Oyundur Erdem Zihin Haritalama Tekniği Mahir Demir Yeni Hayat Temizlik ve Kimlik Erol Şimşek Kayb-olmuşum Efe Özikiz Açım Dilek Çakır Bazen Aytuğ Adamak Barış Güç nereden Angel İstek Sultan Sofia Eş ruhum Ömer Aral Karikatürleri Bush çizdi! Yaşam bilimi adıyla geçen ayurveda ile ilgili neler biliyorsunuz? Zayıflamak ve sağlıklı bir yaşam için detoks diyeti yapın. |