Yarım kalan resim
Kendi resmini çizebilen bir ressam olmalı insan…
Siz hiç kendi resminizi çizmeyi denediniz mi? Kendinizi tüm ayrıntılarıyla
görüp sonra bir tuale kusursuzca, tüm gerçekliğiyle aktarabilmeyi? Aynaların
bile göremediği gerçekler..!
Denemek ister misiniz? Şöyle hayal gücümüzle kendi resmimizi yapmaya
başlayalım bakalım. İlk aklınıza gelen malzemeler neler? Birkaç boya,fırça
ve birde tual. Malzemeler tamam sanırım, yine de bir kontrol edelim;
birkaç boya…(iç benliğiniz, içinizdeki siz!), fırçalar…(kendinizi yansıtanlar,
insanlara kendinizi tanıtırken kullandığınız en önemli malzeme. Onunla
ve biraz boyayla istediğimiz şekli verebiliyoruz öyle değil mi?) ve
tual…(görünen benliğiniz. Fırçayla istediğiniz şekli verdikten sonra
karşısına geçip seyredebileceğiniz küçük ekran ve tabi ki çevrenizdeki
herkesinde seyredebildiği…) Gerekli olan tüm malzemeler bunlar, eksik
olan bir şey olursa resmimiz yarım kalır değil mi?
İşte insan bu noktada çıkmaza giriyor. Hayat tamamen bir işkence oluyor
o vakitten sonra! Hele bir de eksik olanların farkında değilsek…
Bu defa başka resimler, baklarına ait resimler yapmaya çalışıyor insan;
belki içindeki sıkıntıyı bir nebze dile getirir; belki bu defa tamamlanır
resim diye, ama nafile! Tüm bunların hepsi boşuna!
Unutmayın ki başkalarının benliğiyle yaşamak insanı kendinden koparıp
alır, kendiyle olan iletişimini tamamen bitirir. Düşünceleriniz, hareketleriniz,
her şeyiniz siz olmaktan çıkar, kendinizi kaybedersiniz kendi içinizde!
Eğer başkaları olmamamız gerektiğinin farkına vardıysak kendi resmimize
tekrar dönelim. Resim hala yarım bir şeyler eksik olmalı. Küçük bir
ipucum var: “Sonuçları değil, başlangıçları değiştirmek gerekir.”(ALAİN)
Hımm… o zaman başa dönüp malzemelerimizi tekrar kontrol edelim. Boyalar,
fırça, tual. Peki ya palet? Paletiniz olmalı, çünkü hiç kimse tek renkten
ibaret değil! Ve tuale kendinizi tek renkle resmetmeniz pek mümkün değil,
ayrıca hoş gözükmez. Bir de fırçaları temizlemek gerekiyor, malum onca
renk var elimizde (kıskançlıklarımız, duygusallıklarımız..) Fırçaları
temizlemeden, ya da elinizde yeni bir fırça yoksa, renkleri tüm gerçekliğiyle
yansıtamazsınız değil mi?
“Farkındalık” bakın anahtar kelimemiz bu! Eksik olanları fark ettiğiniz
ve onları tamamladığınız zaman her şey yolunda demektir. Kişinin büyüklüğü
kendi eksiklerini görmesiyle başlar…!